Op. Dr. Havva Çuhadar Yekrek | Homeopat Kadın Doğum Uzmanı
14869
home,page-template,page-template-full_width,page-template-full_width-php,page,page-id-14869,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,qode-theme-ver-16.9,qode-theme-bridge,disabled_footer_top,qode_header_in_grid,wpb-js-composer js-comp-ver-6.1,vc_responsive
Tüm sorularınız için iletişime geçin

Hakkımızda

Op. Dr. Havva Çuhadar Yekrek

  Kadın Doğum Uzmanı / Homeopat

HOMEOPAT

Op Dr Havva Çuhadar Yekrek

 

Selçuk Üniversitesi Tıp fakültesi 1994-2000
Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi – Yedikule Eğitim ve Arş Hastanesi -Göğüs hastalıkları ve tbc Asistanlığı 2002-2004
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlığı 2004-2010
Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Mezoterapi eğitimi – İstanbul antiaging society -2006

Devamı

Zeynep Kamil Hastanesi – Jinekopatoloji Kongresi- Üriner Anti inkontinans Cerrahi Kursu-2008
Sağlık Bakanlığı Neonatal -Resüsitasyon Programı Uygulayıcı Sertifikası-2009
Türkiye Jinekoloji ve Obstetrik Derneği -Kolposkopi kursu-2009
Ion Donald Advanced ultrasound course -2011
Tıbbi Kupa terapisi eğitimi- British cupping society -2012
Türkiye Jinekoloji ve Obstetrik Derneği – 11-14 Hafta ultrasonografisi kursu-2012
Ultrasonografil fetal anomali tarama kursu-Acıbadem Kadın Doğum Günleri- 2014
Homeopati eğitimi- Yeditepe Üniversitesi -2015
Acil obstetrik bakım klinisyen eğitimi- Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu- 2015
Biorezonans Eğitim ve Araştırma Hizmetleri- Psikokinezyoloji I-II-III kursu-2015
Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2010-2016 Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak çalıştı
Acıbadem kadın doğum günleri- Ovulasyon İndüksiyon Kursu-2017
Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi Üremeye Yardımcı Tedaviler – Tüp Bebek Uzmanlığı 2017
VKV Amerikan Hastanesi ve Koç Üniversitesi Hastanesi- Jinekoloji ve infertilitede ileri ultrasonografi ve hsg kursu-2017
Yüz analiz eğitimi ve schüssler mineral terapisi eğitimi-2017
Aromaterapi Eğitimi-İstanbul Eczacı Odası 2017
Homeopati Eğitimi – Sağlık Bilimleri Üniversitesi 2018
Mezoterapi Eğitimi- Medipol Üniversitesi 2018

HOMEOPATİ YOLCULUĞU

HOMEOPATİ TARİHÇESİ

Tanımı:

Homeopati 19. yüzyılda Samuel Hahnemann(doktor ve eczacı) tarafından bulunan vücudun kendi kendini doğal olarak iyileştirmesine olanak sağlayan bir tedavi sistemidir.

Homeopati kelime anlamı olarak yunanca; Homeos = benzer, Pathos = acı, ızdırap kelimelerinden oluşur. Sağlam kişide aynı bulguları çıkaran madde, aynı bulgulara sahip hasta kişilerde iyileşmeyi sağlar.

Devamı

Amaç vücudun kendi kendini iyileştirmeyi harekete geçirmektir.

Hangi Durumlarda Kullanılmalıdır?

Bağışıklık sistemini güçlendirmek ve var olabilecek hastalıklara önlem almak

Destek veya tedavi amaçlı her türlü fiziksel veya duygusal anlamda destek olmak

İlaçların yan etkilerini azaltma gibi durumlarda kullanılmalıdır.

Kimlere Uygulanmalıdır?

Herhangi bir koşul istemeksizin herkese uygulanabilir.

Hangi Tedaviye Destek Amaçlı Kullanılır?

Her türlü ilacın kullanıldığı durumlarda ilaçların yan etkisini azaltmak amacıyla destek olarak kullanılır.

Nasıl Uygulanır?

Hasta ile 1-2 saatlik yapılan bir anamnez sonrası homeopatik doktor kişiye en uygun homeopatik ilacı önerir. Oral yoldan veya suya karıştırılarak alınabilir. Kullanımı tamamen hastaya ve sağlık durumuna bağlıdır doktorundan gerekli doz ve bilgiyi alarak bu tedaviye devam eder.

Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Kafein ve mentol içeren yiyecek ve içecekler tüketilmemelidir. Çünkü bu gıdalar homeopatik ilaçların etkisini azaltmaktadır. Tedavinin sonuç vermesi için bu tür ürünlerden uzak durmanız gerekmektedir.

Bu Alanda Doğru Bilenen Yanlışlar Nelerdir?

“Homeopati yan etkisizdir” HAYIR Her tedavide olduğu gibi homeopati tedavisi de doğru uygulandığında hastaya zarar vermez. Kurallarına uygun yapılmaz ise belli süre sonra ilaçların vücutta bazı reaksiyonları görülebilir (homeopatide buna ilaç denemesi denir)

“Homeopati ilacı plasebodur, yani boş ilaçtır” HAYIR. Dünya Sağlık Teşkilat dahil bir çok yayın organı tarafından ve yapılan araştırmalar sonucu homeopatinin plaseboya göre üstün olduğu açıklanmıştır. Ayrıca en etkin olduğu hasta gurubu hayvanlar ve bebeklerdir. Avrupa başta olmak üzere veterinerlikte çok yaygın kullanımı mevcuttur

“Homeopatik tedavi sırasında başka ilaç kullanılamaz” HAYIR Homeopatik tedavi sırasında gerektiği takdirde başka ilaçlar kullanılabilir. Bundan sadece homeopati hekiminizin haberi olması gerekmektedir. Bazı durumlarda kimyasal ilaç kullanımınızı azaltıp size homeopatik bir preparat verebilmektedir. Bazı kimyasal ilaçların kullanımı sırasında da homeopatik ürünlerin kullanımı ve dozu değişmesi gerekmektedir.

“Homeopati bitkisel tedavidir” HAYIR Bitkisel tedavi fitoterapidir Homeopatide ilaç olarak hayvansal, mineral, metal yanında bitkisel kaynaklar da kullanılır. Fakat fitoterapiden farklı olarak bitkilerin kendi değil özleri özel bir işleme tabi tutularak laktoz/sakkaroz tanelerine damlatılarak kullanılır.

“Homeopati her şeyi iyileştirir” HAYIR Homeopatik tedavinin de sınırları vardır. Homeopati vücudun kendi iyileşme mekanizmaları ile çalışır. Eğer iyileşmesi mümkün olmayan bir bozukluk var ise yada bozukluk çok uzun süre vücutta mevcut ise yada bozukluğa sebep olan durum hala devam ediyor ve değiştirilemiyor ise tedavi mümkün olmayabilir. Bu durumu homeopati hekiminizle konuşmanız gerekmektedir.

Bu Yöntemi Uygulayan Kişide Olması Gereken Özellikler (Sertifika, Eğitim vb.) Nelerdir?

Türkiye Cumhuriyeti Yönetmeliklerine göre Homeopati sağlık bakanlığı tarafından onaylı sertifika almış hekim ve diş hekimi tarafından uygulanabilir.

İlginizi Çekebilir:

Homeopati

HOMEOPATİ

Homeopati, tedaviye doğal ve bütünsel yaklaşan bir tıp uygulamasıdır. Homeopati bütünsel tedavidir, çünkü sadece hasta olan yere değil vücudun tamamına destek olan bir uygulamadır. Doğal bir tedavi yöntemidir, çünkü içerisindeki maddeler mineraller, bitkiler ve hayvanlardan oluşur.

HOMEOPATİ İLKELERİ

Beğenme

Minimum doz

Benzersiz tek çözüm

Homeopatinin yol gösterici ilkesi, “beğenmekten hoşlanmayı sever”, similia similibus curentur olarak ifade edilir . “Tıpkı kür gibi” kavramı Yunan Tıp Babası Hipokrat’a (MÖ 460-377) kadar uzanmaktadır, bu davranışı ilk olarak bir tıpta kodlayan Alman doktor Dr. CF Samuel Hahnemann idi. . Hahnemann kendinde deneylere başlayarak, sağlıklı gönüllü olanlara tıbbi maddeler uyguladı. Belirli bir maddeyi alırken gönüllülerde gelişen semptomlar, bu çare homeopatik “resmini” ve bunun için endikasyonları verdi. Yıllarca, kanıtlar, toksikolojik veriler ve klinik deneyim yoluyla 1900’den fazla maddenin homeopatik ilaç şekilleri ortaya çıkmıştır.

Homeopatik Tıpta, hastanın fiziksel, psikolojik ve duygusal özelliklerini ve şikayetlerini ortaya çıkarmak için homeopatik vaka çekimi adı verilen bir görüşme yapılır. Homeopatik pratisyen daha sonra, materia medica (ilaç resmi) hastanın bütünlüğüne en çok benzeyen homeopatik ilaç bulur . Homeopatik reçete ( similimum ) hastayı iyileşmeye yönlendirmek için kullanılır.

Homeopatinin ikinci prensibi en az dozda sonuca ulaşmaktır. Hahnemann, gününde Cinchona gibi çalıştığı bilinen tıbbi maddelerden yola çıktı. Başlarda tam kuvvetli otlar gibi ham maddeler kullanıyordu. Hastaların iyileşme sürecinde yan etkilerinin de olduğunu gözlemlendi. Yan etkilerini azaltmak için daha çok deney ile güçlendirme yoluna koyuldu. Homeopatik ilaçlar bir dizi seyreltme yoluyla hazırlanır, adım adım denenerek saptanabilir kimyasal madde kalmayıncaya kadar, süksetme çözeltisinin kuvvetli bir ajitasyonu vardır. Göründüğü kadar paradoksal olduğu gibi, seyreltme ne kadar yüksek olursa, bu dinamikleştirilmiş şekilde hazırlandığında, homeopatik ilaç o kadar güçlü olur. Böylece, daha az olan en az yan etki ile maksimum terapötik etkiye sahiptir. Aslında, Homeopati, bebekler, çocuklar, hamile ve emziren kadınlar ve yaşlılar da da kullanılmaktadır. Bu güveni sağlamak için asırlık bir geçmişe sahiptir.

Homeopatinin üçüncü ilkesi tek çözümdür.  Homeopatik uygulayıcıların çoğu kişi 1 tane ilaç reçete eder. Homeopatik ilaç,kendi başına benzersiz resmini ortaya koymuştur. İlaç kendisiyle resmedilen (eşleştirilen) hastaya verilir. Birden fazla ilaç verilirse tanı konusunda karışıklık olacaktır.

Homeopati tedavisi nedir ?

Grekçe’de ‘homeos’ -‘benzer’, ‘pathos’- ‘hastalık’ demektir. Homeopati, ‘benzeri benzer ile tedavi etme’ (similia similibus currentur) prensibine dayanır. Hastalık belirtileri aslında, hastalık ile savaşan vücutta meydana gelen şekillerdir. Normal tıp belirtileri ortadan kaldırmaya çalışır; öksürüğü kesmek, ateşi düşürmek, ağrıyı dindirmek.. Homeopati ise belirtileri durdurmaz bunlarla birlikte bir çözüm bulmayı savunur. Karşı konulduğunda hastalığın farklı komplikasyonlar çıkarabileceğini düşünmektedir. Örneğin, yüksek tansiyon hastaları sürekli tansiyonu dengeye alacak ilaçlar kullansallar bile çoğu zaman ; kalp enfarktüsü, beyin kanaması gibi komplikasyonlar sonucunda hayatlarını yitirmektedirler. Bu ve benzeri durumlar, belirtileri ortadan kaldırmanın hastalığı iyileştirmediğini, hatta başka düzlemlerde daha fazla komplikasyona yol açabildiğini göstermektedir.

Her bireyin kendine özel bir dna sarmalı bulunmaktadır ve bu sarmal o kişinin fiziksel ve psişik özelliklerini belirler. Homeopatide her hasta için kendine özgü tamamıyla doğal maddelerden (bitkiler, mineraller, organik ürünler, doku ekstreleri..) tek bir karışım (remedi) hazırlanır. Homeopatik karışımlar sağlıklı kişilerde hastalık belirtileri oluştururken, hastalarda da iyileşme belirtileri gösterir. Her karışım, bireye özgü hazırlanır, çünkü her insanın hastalığı kendisine özgü belirtileri beraberinde getirir. Remediler maddelerin enerji veren özelliklerinden sağlanarak uyum ve dengeyi tekrar sağlar, savunma ve iyileşme sistemlerine destek olur; hasta kişinin ‘yaşama gücünü’ harekete geçirir. Remediler hastanın gücü ile çalıştığı için yan etki yoktur; bebeklerde, hamilelerde ve yaşlılarda güvenle kullanılabilir.

Homeopatide kullanılan arnica, veratrum, lycopodium gibi doğal bazı bitkiler Fitoterapi’de ; belladona, kinin gibi bazı ilaç hammaddeleri klasik tıptada uygulanmaktadır. Homeopatik ilaçlar bu maddeleri kullanarak enerjilerini açığa çıkaran ‘potansiyalizasyon’ yöntemiyle hazırlanmaktadır. Bu ilaçlar ileri derecede sulandırılırılarak ve mekanik enerjiye tabi tutularak hazırlanır.

Homeopatik ilaçların iyileştirme süresi, hastalıkların kişinin vücudunun iyileşme sürecine benzer. Önce kişide hastalığın bütün belirtileri gözlemlenir. Örnek olarak bir kişiye astım ve sedef hastalığı için ‘sülfür’ remedisi verilirse astımı artmasa bile tıbbi ilaçlar ile baskılanmış sedef hastalığı çıkacaktır. Tedaviden sonra zamanla hastanın  astımı ve sedefi iyileşecek, yeterli dozda remedi vücuda alınmışsa ömrü boyunca aynı şekilde bu hastalıklardan kurtulacktır. Homeopatideki kalıcı etki çoğu zaman tek doz ilaç almayla sağlanır.

Bütüncül

Benzersiz

Doğal

Dr. Friedrich Samuel Hahnemann

 

Dr. Friedrich Samuel Hahnemann,

10 Nisan 1755’de Almanya’nın Meissen şehrinde doğdu.

Leipzig , Viyana ve Erlangen’de kimya ve tıp eğitimi gördü.Botanik ve Astronomi ile de ilgilendi.Dokuz dil biliyordu.

1779 ‘da doktor olarak çalışmaya başladı. Fakat , o dönemdeki tıbbi uygulamalar hastaya zarar verdiğini görünce ,muayenehanesini kapatıp, kimya alanında ki çalışmalarına devam etti aynı zamanda da çeviriler ile çalıştı.

1781 ‘de  Tıbbi Gözlemler İlk araştırma makalesi, Almanya’da yayınlandı.

1781’de Henriette Kuchler ile evlendi.

1790’da Dr.William Cullen Materia Medica’sını çevirirken Cinchona (Kına Kına Kabuğu) ‘nun sıtmaya iyi geldiğini öğrendiğinde hangi nedenle sıtmaya iyi geldiğini anlamak için, ilk deneyi kendi üzerinde yaparak, birkaç gün süre ile tekrarlayan dozlarda, kinin alarak sıtma semptomları göstermeye başladı.Doz kesilince bir süre sonra semptomlar kaybolmaya başladı. Homeopatinin dayanağı burada ortaya çıktı. Ailesi ve çevresindekilerle beraber başka ilaç denemeleri de yapıp kayıt altına alarak Homeopatik Materia Medica temelleri atılmaya başladı.

 

BENZER BENZER İLE ŞİFALANIR !       ‘’Similia Similubus Curentur.’’ HİPOKRAT

1796 Benzerlik İlkesi

‘’ Benzerlik Prensibi’’ adlı makalesini yayınladı.

1810 Organon İlk baskısı

Homeopati temel prensiplerini içeren ilk kitap  ‘’ORGANON’’ yayınlandı.

Materia Medica Pura, basım , vol.1

1813 Leipzig Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak Homeopati öğretmeye  başladı.

1816 Materia Medica Pura, basım    vol 2

1817 Materia Medica Pura, basım    vol 3

1818 Materia Medica Pura, basım    vol4

1819 Materia Medica Pura, basım    vol5

1821 Materia Medica Pura, basım    vol6

1821 ‘de yasal olarak homeopati pratiğine başladı.

1821 Nisan: Kothen Büyük Dükü Fredrick özel hekimi olarak atandı

1828: Kronik Hastalıklar: kendi doğası ve homeopatik tedavi,  vol. 1, 2 ve 3

1830 Kronik Hastalıklar

Hahnemann,  akut hastalıklarda, homeopatik ilaçlarla çok hızlı ve güzel sonuçlar almış,fakar bir süre sonra hastalığın farklı biçimde ortaya çıktığını gözlemlediği olmuştur.İnsanların farklı hastalanma biçimlerinin ,genetiğiyle ilgisi olduğunu anlamış ve ‘’ MİAZMA’’ teorisini geliştirmiştir.Kronik Hastalıklar kitabında yayınlamıştır.

1835 ‘de ilk eşinin ölümünün ardından ikinci kez Marquise Melanie ile evlenmiş ve Paris’e taşınmıştır. Hahnemann’ın 11 çocuğu olmuştur.

1843 2 Temmuz: Dr. Hahnemann 6 hafta süren bronşit sonrası  88 yaşında Paris’re öldü.,

Ülkemizde Homeopati

 

Homeopati Türkiye’ye yaklaşık 175 yıl önce Dr. John Martin Honigberger aracılığıyla gelmiştir. Hahnemann’ın öğrencisi olan Honigberger, iki yıl İstanbul’da yaşamış veba salgını sırasında tedavi ettiği hastalar olmuştur. Bu süreden sonra 1998 yılına kadar ülkemizde homeopati ile ilgili bir çalışma yapılmamıştır.

Yurtdışında eğitim alan hekimler sayesinde Homeopati Dernekleri kurulmuştur. Homeopati Derneklerinin, Türkiye’de Homeopatinin yasallaşması ve yaygınlaşması için verdiği uğraşlar sonuç vermiş,2016 da Sağlık Bakanlığı tarafından Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp kapsamında kabul görmüştür.

Akut ve Kronik Hastalıklarda  Homeopati

Homeopatik Tıpta iki ana tedavi kategorisi vardır; akut ve kronik.

Akut tedavi, son zamanlarda başlayan hastalıklar içindir; kendi kendine sınırlı olabilir (örneğin, soğuk algınlığı) veya tedavi yapılmazsa ilerleyebilir (örneğin, zatürree). Böyle bir hastalıkta vücut, örneğin er ya da geç soğuk algınlığı, hastalığı kendi kendine yenebilir, ancak uygun ilaç, vücudu daha hızlı ve verimli bir şekilde iyileşmesi için uyarır.

Kronik hastalık uzun süredir üzerinizde olan veya tekrarlayan hastalık türüdür. Tedavinin süresi ve olumlu sonuçlara ulaşma zorluğu, sorunun doğası, erken sağlık öyküsü, aile tıbbi geçmişi, önceki tedavi ve kişinin doğal anayasal gücü gibi birçok faktörden etkilenir.

Homeopatik İlaçlar

 

Homeopatik İlaçlar Türkiye de yasal olmasına rağmen üretilmiyor ve eczanelerde yaygın olarak bulunmuyor. Önümüzdeki yıllarda Türkiye’de de  yaygın olarak kullanılacağına inanıyoruz..

Modern tıbbın aksine ,homeopatik ilaçlar sağlıklı insanlar üzerinde ilaç denemesi yapılarak, ispatlanır ve bağlı olduğu ülkedeki homeopati farmakopesi yasal düzenlemelerine göre ruhsatlandırılır.İlaç üretimi konusunda ”ORGANON” temel kaynaktır.

Homeopatik İlaçların içindeki maddeler , en saf haliyle doğadan elde edilmektedir.

Bitkiler, Hayvan dokuları, Mineraller, Metaller, hastalıklı dokular kısacası doğadaki herşey homeopatik ilaç olma potansiyeli taşır. Hahnemann yaşadığı dönemde 100 civarında homeopatik ilacı ispatlamış ve birçok kişiyi bu ilaçlarla tedavi etmiştir.Günümüzde ise 3200 civarında homeopatik ilaçla çalışılır.Homeopatik ilaçlara remedi(karışım) denir.

 

Homeopatik ilaçlar  ‘potansiyalizasyon’ yöntemiyle hazırlanır. Elde edldiği madde ileri derecede sulandırılarak ve mekanik enerjiyle birlikte hazırlanır. Remediler hazırlandıkları materyalin sadece  bilgisini taşır,sulandırma ve çalkalama yöntemi ile maddenin enerjisi açığa çıkar .Yapılan araştırmalar göstermiştir ki doğada bulunan her maddenin içinde gizli bir tür “iç yaşam gücü” bulunur .Homeopatik ilaçların tedavi biçimi bilinen bitkisel veya kimyasal sentetik ilaçların etkisi ile karşılaştırılamaz.

Kimyasal ilaçlardan farklı olarak aktif molekül içermezler ,toksisitesi olmadığı gibi doz aşımıı gibi bir durumda konusu değildir. En büyük üreticiler Almanya, Avusturya, İsviçre, İngiltere ve Fransa maddeler , ondalık, yüzdelik ve ellibinlik birimlerde sulandırılır. Az sulandırılmış dozlar ( D/C 4 ila D/C 12 arası) sırf fiziksel kısmı etkilerken, çok yüksek sulandırılmış dozlar ( D/C 30/200/1000 vs.) psikolojik durumu da tedavi eder.

Poteniyalizasyon işlemi tamamlandıktan sonra , laktoz granullerine emdirilerek  kullanıma sunulmaya hazır hale getirilir ki bu ilaç formuna globul deniyor. Küçük haşhaş tanesi boyutundan kişniş şekeri boyutlarına kadar farklı boyda globuliler vardır. İlacın etkisinin globul boyutu ile ilgisi olamaz. Yaygın olarak kullanılan bu globul formların yanı sıra tablet, damla, krem, ampul, göz damlası, suppozıtuar gibi ilaç formları da bulunmaktadır. Globulün Çocuklarda kullanımı şeker tadından dolayı oldukça rahattır.. Dil altı kuru kullanımın yanı sıra, suda eritilerek devam potens uygulama kolaylığı vardır.

Homoepatik ilaçların tekrarı saatle değil daha ziyade ihtiyaçla belirlenir. İlaçlar esasen bir informasyon olduğu için alınımı esnasında, özellikle oral alınımı tavsiye edildiğinden dolayı, boş mideye alınması tercih edilir. Hatta ilacın kullanımını takiben 10 dakika, en ideali yarım saat sakız çiğnemek, sigara içmek, diş fırçalamak da tavsiye edilmez.

Blog

Homeopati hakkında blog yazılarımız ve merak ettiklerinizi içeren içerikler
  • Homeopati Tedavisi Homeopati, yaklaşık 300 yıldır Avrupa, Amerika ve Hindistan’da çok sık kullanılan, doğal, yan etkisiz, bütüncül, alternatif tıp sistemidir. Doğal, Yan Etkisiz, Bütüncül Alternatif Tıp...

  • Homeopati Tedavisinin Temel İlkesi Hastalığın nedenini bulmak ve böylelikle hastalığın belirtilerini de ortadan kaldırarak tedavi etmek Bir bütün olarak vücudu güçlendirmek Homeopatik ilaçlar tamamen do...

Sıkça Sorulan Sorular

Merak ettikleriniz, sormak istedikleriniz ve homeopati hakkında soruları cevaplıyoruz.
Homeopatinin Modern Tıptan Farkı Nedir?

Homeopati hastalık ile ilgilenmez hasta ile ilgilenir. Homeopatik tedavi bütün bir şekilde çalışır. Hastanın fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak dengeli ve sağlıklı olmasını hedefler. Hastanın sağlık sorunlarını (örneğin kişide aynı anda sedef, sırt ağrısı, unutkanlık ve fobi rahatsızlığı gibi çoklu hastalık olabilir.) Homeopatide bu tek bir ilaçla tedavi edilebilir. Bu ilaçların diğer bir farkı ise yan etkisinin olmamasıdır. Kronik olan rahatsızlıkların da tedavileri homeopati yöntemi ile sağlanabilir.

Homeopati İle Bitkisel Tedavinin Farkı Nedir?

Bitkisel tedaviler de yan etki yoktur anlayışı yanlıştır. Çünkü, bu tedavilerde bitkiler demleme metodu gibi doğadaki var olan halleriyle kullanılır. Bu da toksikleri ile birlikte kullanıldığı anlamına gelir fazla dozda bu toksinler yüzünden zarar görebilirsiniz.

Homeopatik tedavide ise seyreltilme süreci olduğundan doğal maddelerin toksik özellikleri tamamen yok olmaktadır.

Ayrıca homeopatide bitkiler haricinde hayvan zehirleri, böcekler, mineraller, asitler vb. gibi maddeler homeopatik ilaçların özünde bulunmaktadır.

Bitkisel tedaviler homeopati ile birlikte kullanılabilir ama bu kullanım her iki konunun uzmanına danışarak yapılmalıdır.

Homeopatik İlaçlar Nasıl Etki Eder?

Homeopati, vücut, zihin ve duyguların ayrı ve farklı değil tamamen bir bütün olarak ele alıp o şekilde tedavi eden bir yöntemdir. Bu yüzden Homeopat olan kişi hastanın bütün özelliklerini araştırıp ona göre ilaç yazar.

Homeopatik ilaçlar, canlılarda bulunan kendi vücudun iyileşme becerilerini çıkararak iyileşmesine destek olmak amacıyla kullanılır. Doğal maddelerden üretildiği gibi doğal olarak tedavi ettiği için tamamen doğal tanımı bu ilaçlar için kullanılabilir.

İşe Yaraması İçin Homeopatiye İnanmanız Gerekir mi?

Tıpta buna plasebo etkisi denir. Fakat inançla alakalı bir durum değildir.

İşte bazı etkili örnekler:

Bebeklerde: Diş çıkarma ağrısı ve enfeksiyonlar gibi bebeklerde sık karşılaşılan hastalıklarda homeopatik ilaçları başarıyla kullanıp sonuçlar almışlardır.

Hayvanlarda: Birçok veteriner hayvanları tedavi etmek için homeopatik ilaçları kullanmaktadır.

Milyonlarca insan (Dünya Geneli) homeopatik ilaçları güven içerisinde kullanmaktadır. Doktorlar günümüzde homeopatik ilaç yazma veya homeopat bir doktora yönlendirme konusunda bilniçlenmiş ve çoğalmıştır.

Homeopatik İlaçlar Nasıl Üretiliyor?

Helios,  Boiron,  DHU gibi firmalar homeopatik ilaç üreten firmalardan bazıları ve en bildikleridir. Tüm dünyada farklı ülkelerde üretilmektedir. Fransa, İngiltere ve Almanya bunlardan bazılarıdır.

Homeopatik İlaç Deneyleri Nasıl Yapılıyor?

Homeopatik ilaç deneylerini Hahneman(homeopati ile çalışan ilk kişilerden) kendisi, yajın arkadaşları ve ailesinde deneyerek başlamıştır. Karısı başlangıçta gözlemci olarak not tutmuş, güvenilir sayıda gözleme ulaşıldıktan sonra o maddenin homeopatik ilaç olarak kullanıldığında iyileştirme özellikleri listelenmiştir.

İlerleyen yıllarda ise Kent, Boericke gibi önemli homeopatlar “Materia Medica” olarak adlandırılan ve içinde homeopatik ilaçlar hakkında bilgiler ve iyileştirme süreçlerinin yer aldığı kitapları yayınlamışlardır.

Günümüzde ise bu deneyler hala sürmekte ve yeni homeopatik ilaçlar üretilmeye devam etmektedir. Deneyler sağlıklı insanlar üzerinde yapılıp ortaya çıkan semptomlardan yola çıkarak sonuca vardırılmaktadır. Deneyen insanlarda ortak olan semptomlar, “homeopatik ilacın resmi” olarak adlandırılır. Hasta bir kişinin semptomları bir ilacın resmine ne kadar uygunsa bu ilaç ile iyileşmesi o denli çabuk olur.

Homeopatik İlaçlar Nerede Satılır?

Çoğu ülke de homeopati ilaçları eczanelerde satılmaktadır. Fakat ülkemizde bu ilaçlar yurt dışından temin edilmektedir.

Homeopatik Tedavi Sırasında Diğer İlaçlar da Kullanılabilinir mi?

Homeopatik ilaçlar hızlı etki etmeleri nedeniyle diğer ilaçlarla kullanılması pek uygun sayılmaz. Homeopatik tedavi diğer tedavilerle uyumludur. Fakat homeopat ilaçları minimum doza indirmeye çalışır.

Homeopat tıp doktoru değilse, tıp doktorunun onayını almadan ilacı kesmemelidir. Kortizon ve kemoterapi ilaçları gibi bazı ağır ilaçlar homeopatik ilaçların etkisini azalttıkları için ilaçların kullanım zamanlaması ona göre yapılmalıdır. Kronik vakaların ve daha ağır akut vakaların tedavisinde, homeopati konusunda özel eğitim almış tecrübeli bir doktorun desteği gereklidir.

Homeopat Kimdir?

Homeopati eğitimi almış her kişi homeopat olabilir. Tıp mezunu doktor olmayan kişiler, homeopat olmak için temel tıp konularında ek dersler almaktadırlar.

Pek çok ülkede homeopati eğitimi veren okullar mevcuttur. Bazı ülkelerde homeopati, tıp fakültelerinde uzmanlık dalı olarak eğitim vermektedir. Temel eğitimi konvansiyonel tıp olsun veya olmasın, dünyada genel kabul görmüş sistemle homeopati eğitimi görmüş ve yetkili kurumdan homeopatik tedavi yapma izni veren bir sertifika almış olan kişi homeopattır.

Türkiye’de homeopati eğitimleri verilmektedir. Bu eğitimler Sağlık Bakanlığı tarafından verilmektedir.

Homeopat Nasıl Çalışır?

Akut rahatsızlıklarda homeopat hastanın durumunu gözleyerek uygun ilacı verir. Ancak kronik rahatsızlıklar söz konusu olduğunda homeopatın çok kapsamlı bir görüşme yapması gerekir.

Hastanın kişilik özellikleri, fiziksel özellikleri, iştahı, sevdikleri-sevmedikleri, vücut fonksiyonlarının düzeni, çevresel etkiler, ailede hastalığın seyri, aile ve sosyal ilişkileri dikkate alınır. Hastanın mesleği-işi, boş zamanlarını değerlendirme biçimi, eğlence- dinlenme ile ilgili faaliyetleri ve duygusal durumu irdelenir.

Homeopati bir teşhis yöntemi değil, bir tedavi yöntemidir. Bu nedenle homeopatlar gerektiğinde günümüzde son derece gelişmiş olan teşhis yöntemlerinden de yararlanırlar.

Uygun homeopatik ilacı bulmak, hastanın bir birey olarak tamamen anlaşılıp tanınmasına bağlıdır. Bu da demektir ki, homeopat doğru ilaca karar vermeden önce her hastanın fiziksel, zihinsel ve duygusal durumunu analiz etmelidir.

Homeopat, kronik hastalıklarda ilk görüşme ve ilaç yazma tarihinden aşağı yukarı 4-6 hafta sonrası için bir takip görüşmesi programlar. Hasta, basit vakalarda, ilk tedaviden sonra fark edilir şekilde daha iyi hissedecektir. Takip ziyaretleri, herhangi bir ilave yöntem ya da ilave ilacın gerekip gerekmediğini belirlemek içindir. Denge ve tam sağlık için birden fazla ilaç kullanımı gerekebilir.

Kişiye özel homeopatik tedavide her sefer sadece tek ilaç alınır. Doğru ilacı aldığınızda şunlar olabilir: belirli semptomların kaybolması, daha enerjik hissetme, daha güçlü bağışıklık sistemi fonksiyonları ve iyilik halinde artış. Homeopatik tedavilerin hızlı ve derine giden etkileri vardır. Değişikliğin oluşması zaman alsa da genelde kalıcıdır.

Homeopati Hangi Ülkelerde Uygulanıyor?

Günümüzde homeopatik tedavi gelişmiş ülkelerin hemen hepsinde sağlık sisteminin önemli bir kolu kabul edilerek uygulanmakta, birçok ülkede sağlık sigortaları tarafından karşılanmaktadır. Diğer ülkelerde, özellikle Hindistan gibi nüfusu çok ve gelir seviyesi düşük bölgelerde ucuz ve etkili bir tedavi şekli olması nedeniyle yaygın olarak kullanılmaktadır. Avrupa ülkelerinden Amerika’ya, Asya’dan Afrika’ya kadar dünyanın dört bir yanında uygulanmakta ve hızla yaygınlaşmaktadır.

Homeopati nedir ?

Homeopati, “Benzerlik Yasası”temel prensibi ile çalışan, kişiye özgü seçilmiş homeopatik remediler ile bir organizmanın sağlık durumunu iyileştirmeyi hedef alan bütüncül bir uygulama yöntemdir.

İnsan, bütün olarak hastalanır ve ancak bütüncül yöntemlerle iyileşir.

1800 ‘lerde Alman Hekim Samuel Hahnemann tarafından geliştirlmiş ve o günden beri ,günümüz dünyasında da, modern tıptan sonra en yaygın kullanılan şifa yöntemidir.

42 ülkede yasal tedavi olarak, 28 ülkede ise tamamlayıcı tedavi olarak uygulanmaktadır.WHO(Dünya Sağlık Örgütü ) tarafından tanınan alternatif tıp yöntemlerinden biridir.Ülkemizde de 2015 yılı itibariyle Sağlık Bakanlığı tarafından kabul edilen bir Tamamlayıcı Tıp alanıdır.

Güvenli midir?

Homeopatik remediler, doğal  maddelerden elde edilir.REMEDİLER homeopatik standartlara göre hazırlanırken,madde çoknsayıda sulandırılır ve  mekanik enerji uygulanır.Toksisitesi ve yan etkisi yoktur.çoğu zaman yapıldığı maddenin molkelülünü bile içermez.Maddenin iyileştirici gücü ise aktive olup suyun hafızası ile bilgi taşır.enerjetik ve dinamik yapıdadır.

Homeoapti doğası gereği Yan etkisizdir..yumuşak ve kalıcı  iyileşme sağlar.

Her yaşta her türlü akut ve kronik hastalıkta kullanılan homeopati, hamileler ,emzirenler için dahi son derece güvenlidir.

Homeopati Kimlere Uygulanabilir?

Homeopati her yaşta insana ,erkek, kadın,anne ,baba,genç çocuk ,yaşlı,bebek,yenidoğan ve türlü fiziksel,duygusal,zihinsel ve ruhsal hastalık ve rahatsızlıklarda  kullanılabilir.

Homeopatik remediler bitkisel mi ?

Homeopatik remediler, sadece bitkisel değildir.Mineraller, hayvan dokuların, hastalıklı dokulardan da yapılmış remediler mevcuttur.Doğal maddelerden elde edilir.

Homeopati Nasıl ve .Kaç seans uygulanır ?

Şikayetiniz KRONİKSE,  homeopata danışmanız gerekir.İlk homeopatik görüşme yapılarak ,süreç başlar.Belirgin bir seans sayısı yoktur.Homeopati takip görüşmeleri yapılır.Kronik hastalıkların iyileşme sürecinde, ilk altı ay içerisinde iki,üç takip görüşmesi yapılması gerekebilir.Bu süreç duruma göre daha hızlı ya da yavaş olabilir.Hastalık ne kadar yeni oluşmuşsa o kadar hızlı iyileşir.

Akut hastalıklarınız için ise tüm dünyada yaygın ollarak kullanıldığı gibi, evinizde bulunduracağınız ilk yardım ya da seyahat kitlerinden, derneğimizden alabileceğiniz iki günlük eğtim sonrası ya da Türkçe edinebileceğiniz Akut remediler kitaplarından faydalanarak, doğal ,yan etkisiz ve hızlı bir biçimde iyileşebilirsiniz.Özellikle çocuklar için büyük önem taşır !

Kronik şikayetler için, Homeopatla yapılacak İLK GÖRÜŞME, birbuçuk iki saat sürer.

BU İlk görüşmede , ana şikayetinize  dair tüm detaylar,eşlik eden diğer semptomlar,tıbbı geçmişiniz,dietiniz, yaşam şekliniz, uykunuz,duygusal ve mental durumunza ait belirgin olan bakış açıları  analiz edİlerek ,kişiye özel bütünsel iyileşmeyi sağlayacak olan en uygun remedi belirlenir.Homeopatın belirlediği şekilde ve sürede kullanılır.

 

Kronik şikayetlere örnekler

Cilt Problemleri,Hormon Dengesizlikleri,Psikolojik Rahatsızlıklar,Kronik baş ağrıları,sindirim problemleri, artrit vb.

Akut basit semptomlar için yapılan homeopatik görüşme ise 15-30 dk. Sürer.Bu gibi durumlarda şaşırtıcı şekilde hızlı ve etkili çalışan homeopatik remediler ile hayat kalitenizi artacaktır.Avrupada insanların çoğu ,evlerinde homeopatik kitler bulundurur ve kullanırlar.Amerika’da süpermarketlerde dahi ulaşabileceğiniz şekildedirhomeopatik remediler. derneğimiz tarafından düzenlenen akut remediler workshopları ile Türkiye’de de yaygın olarak kullanılmasını hedefliyoruz.

 

Akut Şikayetlere Örnekler

Soğuk algınlığı,nezle,grip,akut kulak iltihapları, besin zehirlenmeleri,taşıt tutması vs.

Homeopatinin, ilk yardımda ve tıbbın hastalık olarak kabul etmediği, ancak kişinin hiçbir şekilde iyi hissetmediği durumlarda da başarısı oldukça yüksektir.

Önemli olan homeopatik süreci anlamaktır. Bütünsel ve kalıcı olan iyileşme süreci, semptomlar baskılanarak elde edilen geçici semptom rahatlamalarından ,farklı bir süreçtir. Kronik hastalık bir günde oluşmadığı gibi bir günde iyileşmez.

Homeopatın asıl amacı, hastanın durumuna,yarattığı semptomların totaline ve bütününe , en benzer semptomları üreten remediyi belirlemek, remedi kullanıldıktan sonra takibini yapmaktır.Kronik hastalık ne kadar yeni ise o kadar hızlı iyileşir. 20 yıldır romatoid artritten müzdarip,yıllardır streoid ve metotreksat kullanan kişi ile, 4 yıldır astım hastalığı olan 8 yaşındaki çocuğun iyileşme hızı aynı değildir.

Homeopat tarafından belirlenen remedi kullanıldıktan  bir ,buçuk ay sonra ilk takip görüşmesi yapılır ki İlki kadar önemlidir.Bu süre kişinin de fiziksel,duygusal ve zihinsel düzlemdeki iyileşme sürecini fark etmesi için genelde yeterlidir.İyileşme tamamlanana kadar remedi tekrarlanabilir.Tamamlayıcı remedi kullanılabilir.Akut durum remedileri verilebilir.

Homeopati ile KRONİK şikayetlerin iyileşme hızı, akut hastalıklardaki başarısı gibi, şaşırtıcı derecede hızlı olmasa da, 15 yıllık kronik bir rahatsızlık için 15 ay gibi bir süre içerisinde, nazik.yan etkisiz ve kalıcı biçimde  iyileşmenin mümkün olması hiçte yavaş sayılmaz.

İyileşme hızı , kişinin yaşına , yaşam gücünün durumuna , eksik organ sayısına,kullandığı farmasötik ilaçlara ,iyileşmenin önündeki engellere ya da tetikleyenlere vb.durumlara göre değişklik gösterecektir.

Önemli olan şudur ki homeopati yaşam gücü ile çalışır.Kişiye özel,  benzer ve rezone olduğu remedinin etkisi ile organizma kendi iyileşme gücünü aktive eder. Dolayısı ile hepimizin kişisel sağlık seviyeleri farklı olsa da ; homeopati ile fiziksel,duygusal ve zihinsel yönden daha iyi hisseder hale gelirsiniz.

Homeopatinin bilimsel olmadığına dair tartışmalar ile ilgili ne söyleyebilirsiniz?

30 yıl öncesine kadar aspirinin de nasıl etki ettiğini bilmiyorduk, dolayısıyla homeopatik ilaçların doku düzeyindeki etkilerinin tam anlaşılmamış olması onların klinikte gözlediğimiz etkilerini yok saymamızı gerektirmez.

İLETİŞİM

Tüm sorularınız ve Randevu almak için iletişime geçebilirsiniz.

İLETİŞİM

 

 

  • Branş : Homeopat – Homeopati Tedavisi
  • Adres : Atatürk Mah. Sedef Cad. ATA 2-4 B1 Blok No:9 Kat:12 Daire 201 Ataşehir İstanbul
  • Kurumu : Özel Muayenehane
  • Telefon : 02165049353
  • GSM : 05052326394
  • E-Posta: iletisim@homeopatitedavisi.com

Call Now ButtonRandevu Al
WhatsApp chat